NEVRUZ
21 Mart günü yaklaşırken bazı durumlar bizleri yine düşündürmekte ve hüzünlendirmektedir.Bu kutlu milletin oluşundan bu yana devamlı var olagelmiş , yıkıcı ve bölücü terör bir başka adla hala yoluna devam etmektedir. Özellikle yakın zamanlarda tekrar hortlayan daha doğru bir ifadeyle iktidar eliyle hortlatılan bölücü terör her durumu kendine propaganda malzemesi yapabilmekte ve bo yolla kendilerini tatmin etmektedirler. Artık hergün bir şehid haberiyle karşılaşmak olağan hale gelmiş , hain odakları özgürlük adıyla çıkarılan kanunlarla daha bir cesaretli kılınmış , meydanı boş bulmuş at oynatmaktalar. Vatan düşmanı ve bölücülere karşı sınırsız hoşgörü gösteren ve bunları insan hakları denen bir ucube kavram adı altında bize hoş gösteren iktidar, bu hoşgörüyü vatanını sevenlerden esirger hale gelmiştir. Neredeyse bu ülkede Türk demek suç haline gelmiş, ortalık haincik, aydıncık, entelektüelcik, liboşcuk denen zihniyetlerle dolup taşmıştır.
İşte bu olumsuz koşullar yığını içerisinde bir 21 Mart daha gelmiştir. Türkler arasında baharın gelişi ve kurtuluş sembolü olarak kutlanılan nevruz, ırk, kültür ve dil bakımından Türklerin yayılmış olduğu çok geniş bir alanda tarihin karanlık dönemlerinden itibaren kutlanmış ve halen de kutlanmaktadır.Cumhuriyetimizin ilk yıllarında ergenekon-nevruz bayramı resmi bir bayram niteliğinde ve büyük törenlerle kutlanmaktadır. Ama son yıllarda bölücü odaklar bu özbe öz Türk bayramı olan nevruz da onun adına yakışmayacak olaylar çıkartmakta, cam çerçeve indirmekte, polis arabalarını taşlamakta ve bölücü örgütün şerefsiz liderine şerefsizce sevgi gösterileri yapmaktalar. Ve bu görüntüleri izleyen milletim bu bayramı benimsememekte ve onda bu bayram sanki bölücelerin bayramı kanaatini uyandırmaktadır. Bu çok yanlış bir düşünce olmakla beraber, bölücülerin de amacı zaten bizi böyle düşünceler içine sokmaktır.Bu bayramı hala gelenek ve göreneklerimiz etrafında kutlayanlar vardır ve Tüm Türk cumhuriyetlerinde milli bir bayram olarak da kutlanmaktadır.Bölücülerin asıl maksadı bu bayramı kutlamaktan ziyade,gövde gösterisi yapmak ve şerefsizce düşüncelerini bu yolla duyurmaktır. Milletimiz elbet bir gün bu sütü bozuklara haddini bildirecektir. Öncelikle günümüzde bilinmeyen ve bölücülerinmiş gibi algılanan bu milli günümüze sahip çıkarak ve onların emellerine ulaşamayacaklarını onlara göstererek. Nevruz bizimdir,bizim milletimizindir diyerek.
Nevruz Türklerde bir kurtuluş bayramı niteliğindedir. Ergenekondan çıkan Türklerin bu günü bir bayram olarak kutlamaları bir gelenek halinde günümüze kadar gelmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar resmi bir bayram olan nevruz, yakın zamanlarda sadece belirli grupların kutladıkları mahalli bir bayram şekline dönüşmüş daha doğrusu dönüştürülmüştür.Nevruz bayramı bölücülerin bayramı, onların hainliklerini sergiledikleri bir gün olamaz, olmamalıdır.Bunun için tarihini ve değerlerini bilen bir nesle ihtiyaç vardır.
Nevruz bayramı, Türklerde bir tabiat,varoluş ve diriliş bayramı niteliğendedir.BunuTürk kamlarının dualarında, niyazlarında görmek mümkündür.Türk duasına şöyle başlar:''Yüce Göktanrının ilk defa gürlediği, yağız yer altmış türlü çiçeklerle ilk defa bezendiği, altmış türlü hayvan sürülerinin ilk defa kişnediği ve melediği zaman sen Türk'ün atası yaratıldın.Bu Türk milletinin yaratılış felsefesi ve inancıdır.Maalesef günümüzde çok eski zamanlardan kalma olan bu bayramımızı belli ideolojik çevreler, özellikle PKK, kendi amaçları doğrultusunda kullanmaktadır. Nevruz bayramını kendi tekellerine almak istemekte ve bu bayramları neredeyse savaş günü gibi kutlamakta,bu günde gövde gösterisi yapmaktadırlar.21 Mart nevruz bayramını yıkıcı ve bölücü ideolojiler için bir kalkan gören bu şerefsiz zihniyetler kimi insanlarımızın bu bayramı onların bayramı gibi görmesine neden olmaktadır.
Bir milletin oluşmasında dil, din, tarih kadar geleneklerin de önemi vardır. Hukukun dahi yetersiz kaldığı zamanlar olmuştur. Ancak gelenekler milleti ayakta tutmayı başarmıştır. İşte bu sebepledir ki yıkıcı ve bölücü ideolojiler öncelikle milletin geleneklerini ortadan kaldırmaya çalışmışlar ve çalışmaktadırlar.Gelenekler tarihi tesbit edilemeyen dönemlerden kalmadır.Bu özelliğiyle millet bağını güçlendiren en önemli unsurlardan kabul edilir.Ergenekon yani nevruz bayramı da işte böyle bir gelenektir. 21 MART günü ''istiklalin kazanıldığı'' kurtuluş günü, Türklerde böyle bir geleneğin doğmasına sebep olmuş ve bu gelenek günümüze kadar gelmiştir.Nevruz bir kurtuluş bayramıdır.Bu kurtuluş gününde tüm gönüllerin geleceğe neşeyle,sevinçle ve ümitle bakması gereklidir.
Nevruz, dostluk, kardeşlik, iyilik ve mutluluk bayramımızdır. Çok geniş bir coğrafyada yaşayan Türk insanlarını birbirine kenetleyen, bağlayan, milli örf,anane ve gelenekler bütünü olan nevruz, dini bayramlar gibi kutlanmakta, milli birlik ve baraberliğin sembolü olarak görülmektedir. Nevruz bölücü şerefsizlere bırakılamaz. Nevruz onların meydanı olamaz. Şerefsizce sahipleniş sözleriyle kutsanan, bebek katilinin propagandasının yapıldığı günler olamaz. Nevruz bizimdir. Bizim bayramımızdır. Vatanını, milletini, bayrağını, dilini , dinini seven farklı görüşlerde de olsalar bölücülüğün karşısında çelik gibi duranların bayramıdır ve öylede kalacaktır.Türk milletini ayakta tutan dinamiklerden biri olan nevruz bayramı,kültürel bağlardan biri olarak sonsuza kadar yaşayacaktır.21 MART nevruz bayramınız hayırlı olsun.
Sevgi, Saygı ve Muhabbetle.
ilker YILMAZ
ilker@tevekli.com
y.ilker28@mynet.com
GEÇMİŞ KÖŞE YAZILARI
SOYKIRIM TURKLERİ
ŞOV DEVAM EDİYOR
NEVRUZ
ERİVAN
|